İyi Beslenme

21/4/2009

**Güzelliğin Sırrı: İyi Beslenme-2

Geleneksel Beslenme Tarzından Uzaklaştıkca Çirkinleşiyor ve Hastalanıyoruz.

BESLENME VE GENETİK ÖZELLİKLERİN KORUNMASI

Doğal ve geleneksel gıdalarını tüketen topluluklar genetik özelliklerini mükemmel bir şekilde bir sonraki nesile aktarmaktadırlar. Örneğin yakın zamanlara kadar Japonlar, Çinliler, Afrikalılar aynı fabrikadan çıkmış gibi birbirlerine çok benzerlerdi. Örneğin Resim-5’te birbirinden çok uzak adalarda yaşayan Melanezyalı 4 çocuğu görüyorsunuz. Aralarında hiç akrabalık olmamasına rağmen kardeş gibi birbirlerine benziyorlar ve hepsinin yüz yapısı ve dişleri mükemmel gelişmiş.

Resim 5. Malenzya adalarında doğal gıdalarla beslenen erkek çocukların mükemmel diş-yüz yapıları (1).

Halbuki beyaz adamın beslenme şekline geçtikten sonra ilkel kavimlerin çocuklarının dental kavisleri daralmış, yüz şekilleri ovalleşmiş ve çok ağır ortodontik bozukluklar ortaya çıkmıştır. Kızılderililer bunların en tipik örneğidir. Resim 6’da solda geleneksel doğal gıdalar ile beslenen Samoan erkek, sağda ise saf kan ve aynı yaşta rafine gıdalar ile beslenen Samoan yerlisi çocuğu görüyorsunuz. Geleneksel gıdalarından uzaklaşma yüzün ve burun deliklerinin daralmasına yol açmış. Dişler normal büyüklüğünde geliştiği için daralan çeneye sığamamış ve dişleklik ortaya çıkmış.

Resim 6’da solda geleneksel doğal gıdalar ile beslenen Seminole kız, sağda ise saf kan ve aynı yaşta fakat beyaz adamın rafine gıdaları ile beslenen Seminole yerlisi kız çocuğu görüyorsunuz. Geleneksel gıdalarından uzaklaşma yüzün ve burun deliklerinin daralmasına ve dişlerde şekil bozukluklarını oluşmasına yol açmış.

Resim 6. Doğal gıdalarla beslenmenin yüz şekli üzerine olan etkisi. Sağdaki Samoan yerlisi soldaki ile kıyaslandığında yüzün daraldığını ve dişlerde şekil bozukluklarını oluştuğu görülüyor.

Resim 7. Doğal gıdalarla beslenmenin yüz şekli üzerine olan etkisi. Sağdaki Semiole yerlisi soldaki ile kıyaslandığında yüzün daraldığını ve dişlerde şekil bozukluklarını oluştuğu görülüyor. Doğal olmayan gıdalarla beslenmenin ırksal güzelliği nasıl bozduğu görülüyor. 

İntraüterin ve ekstraüterin beslenmenin diş ve damak yapısına etkisinin iki kardeş üzerinde kıyaslanması

Resim 8. Doğal ve rafine gıdaların iki kız kardeş üzerindeki yüz ve diş yapıları üzerindeki etkilerinin kıyaslanması (1).

Resim 8’de görülen soldaki 5 yaşındaki kız çocuğu, sağdakinin ablası ve dişlerindeki çarpıklık nedeni ile annesi tarafından diş hekimi Dr. Weston Price’ın bir hastası.  Anne bebeğini hekim tavsiyesi ile (!) kutu mama, un-şeker ve rafine gıdalardan zengin bir diyet yapmış. Anne ailede dişlek bir bireyin olmadığını ve bunun nedenini anlayamadığını söylemiş. Dr. Price anneye yapmak istediği ikinci çocuğunu prenatal ve postnatal dönemde, tereyağı, balıkyağı, yeşil sebzeler, sakatat ve deniz ürünleri gibi doğal gıdalar ile beslemesini önermiş.  Anne birkaç yıl sonra ikinci bir kız çocuğu doğurmuş ve onu doğal gıdalar ile beslemiş. Küçük kardeş 5 yaşına gelince Dr. Price çektiği fotoğraf ve röntgenleri ablasınınki ile kıyaslamış.  Resimde küçük kardeşin ablasından farklı olarak mükemmel olduğunu görülmektedir.

Ne yapmalı?

Aşağıdaki doğal beslenme ile ilgili tedbirlerle yüz şekil bozuklukları ve bunların yol açtığı hastalıkların tamamına yakın bölümü önlenebilir.

  • Un ve şeker gibi hızlı emilen (glisemik endeksi yüksek) şekerlerden kaçınarak insülin direncini yenin.
  • Ekmek, mısır, çavdar, makarna, pirinç vb. gibi tahıllar ve bunlar ile yapılan yemekler ve hamur işleri yenmemeli ya da iyice azaltılmalıdır. Az tüketmek şartı ile beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği (köy ekmeği), kepek ekmeği, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği ve pirinç yerine bulgur yenilebilir.
  • Rafine şekerler (çay şekeri, früktoz vb) ve bunlarla yapılan yiyecekler (reçel, pasta, bisküviler, gofretler, baklava, revani, kadayıf vb) yasaktır.
  • Kendi şekeri ile yapılan köy pekmezleri ve Maraş usulü az şekerli dondurmalar az miktarda yenilebilir.
  • Hiçbir şekilde tatlandırıcı (aspartam, sakarin vb) ve tatlandırıcı içeren yiyecek ve içecek tüketmeyin.
  • Yağ kısıtlaması vücut için zararlıdır. Mükemmel bir gıda olan anne sütünün kalorisinin %50’sinden fazlası yağlardan gelir. Bu yağların büyük bölümünü doymuş yağlar ve kolesterol oluşturur.
  • Sanayi tipi bitkisel kökenli yağlar (margarin, ayçiçeği, soya, mısır vb) üretimleri sırasında yüksek ısıl işlemlere ve basınca maruz kalırlar. Bu nedenle çok sayıda dejeneratif hastalığa ve kansere neden olurlar. Kolesterol içermemeleri bir üstünlük değil zaaftır. Kesinlikle tüketilmemelidirler. Sızma zeytinyağı mükemmel bir yağdır. Tercihen salatalarda ve soğuk yemeklerde (zeytinyağlılar) kullanılmamalıdır.
  • Riviera zeytin yağı, fındık yağı ve kanola gibi sıcak preslenmiş yağlar ancak ikinci seçenek olarak kullanılabilir.
  • Tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı gibi hayvani yağlar (doymuş yağlar) ısıya oldukça dayanıklı mükemmel yağlardır. Sıcak yemeklerde tercih edilmelidirler. Mümkünse özgür otlayan hayvanların yağları tüketilmelidir.
  • Balıkyağı en önemli omega-3 kaynağıdır. Bebeğinden, hamilesinden, gencine ve yaşlısına kadar herkes kullanmalıdır. Günde en az 500 mg aktif madde (EPA+ DHEA) kullanılmalıdır. Kronik hastalıklarda bu miktar hekim kontrolünde 1.5-2 grama kadar çıkartılmalıdır. Balıkyağı şişmanlatmaz; yaz-kış kullanılabilir. Morina karaciğeri yağında (cod liver oil) ayrıca D vitamini ve A vitamini içerdiği de unutulmamalıdır.
  • Pastörize ve homojenize sütlerden mümkün olduğunca kaçının. Kutu sütü tüketmeyin. Bulursanız mandıra sütü alın. Bulamıyorsanız şişe sütü alın. Süt süt olarak değil, klasik usulle yapılmış süt ürünleri (yoğurt, peynir, kefir) şeklinde tüketin.  Ekşimeyen yoğurdu, kaymak bağlamayan sütü tüketmeyin. En iyisi yoğurdunuzu evde kendiniz yapın.
  • Tercihen yemlenen değil, otlayan hayvan etleri yiyin. Paketlenmiş ve katkı maddesi katılmış et ürünleri (salam, sosis, sucuk, pastırma) yenmemelidir. Klasik usulle yapılmış sucuk, kavurma, pastırma vb gibi et ürünleri serbestçe yenilebilir.
  • İddia edilenin aksine kırmızı et yemek koroner kalp hastalığına neden olmaz. Etin az yenmesi B12 vitamini, karnitin, koenzim Q10 ve bazı esansiyel amino asit eksikliklerine yol açabilir. Bu eksiklikler başka diğer organlarınızın yanında kalbinize de zarar verir.
  • Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin.
  • Sakatatlar hayvani gıdaların en değerli bölümleridir. Yasaklanmaları doğru değildir. Fakat veteriner gözetiminde kesilmiş hayvanların sakatatı yenmelidir. 
  • Bol taze sebze ve meyve yiyin.
  • Sebzeler daha çok çiğ olarak tüketin (özellikle salata tarzında). Koyu yeşil yapraklılar K vitamini, kalsiyum ve magnezyumdan zengindir ve ayrıca omega-3 yağ asidi içerir. Doğal yetiştikleri için yabani otlar (ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu, semizotu, labada vb) mükemmeldir.
  • Semizotu sebzeler içinde en önemli omega-3 kaynağıdır.
  • Zerdeçal, kimyon, karabiber, tarçın, kişniş, kırmızı biber, karanfil, zencefil, nane, kakule, susam, safran kafur, meyankökü, hardal demirhindi, biberiye, çörek otu gibi baharatları bol kullanın.
  • Kayısı,  üzüm, muz, gibi şeker içeriği yüksek meyveleri sınırlı yiyin. Az şekerli meyveler daha çok yenilebilir (tazesi tercih edilmeli).
  • Nohut, fasulye, mercimek, bezelye, börülce vb haftada 1-2 kereden fazla yemeyin. Baklagiller 12 saatte bir suyu değiştirilmek üzere 48 saat suda bekletilmeli ve ağır ateşte  (mümkünse güveçte) pişirilmeli.
  • Kabuklu kuruyemişler ceviz, fındık, fıstık, ayçiçeği, kabak çekirdeği, badem vb. kuruyemişler yenilebilir; lif ve minerallerden zengindir. Ceviz omega-3’den zengindir. Günde 1-2 avuç (50-100 gram kadar) oldukça yararlıdır. Çiğ ve az tuzlu olanı tercih edilmelidir.
  • Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdalarla beslenin.
  • Bütün çay çeşitleri çok yararlıdır, fakat şekersiz içilmelidir. Çaylar 5-10 dakika demlendikten sonra hemen tüketilmelidir. Daha fazla beklerse antioksidan değeri azalır. Makine çayları içilmemeli. Sarkıtma çay tercih edilmemelidir.
  • Kahve-nestkahve-kapuçino büyük ölçüde yasaktır; fakat arada bir içilebilir. Günde 1-2 fincan klasik usulle yapılmış Türk kahvesi tüketilebilir.
  • İçme suyu olarak ilk seçenek çeşitli minerallerden zengin olan doğal kaynak sularıdır. Sular ağır metaller ve toksinlerle bulaşmış olabilir. Eğer bu tahliller yapılmamışsa suyunuzu filtreden geçirin. Eğer bunlar olmuyorsa -kerhen- işlenmiş suları kullanabilirsiniz.
  • Sanayi tipi meşrubatın her türlüsü yasaktır. Evde yapılan taze meyve suyu (posası ile birlikte) içilebilir. Meşrubat olarak ayran, kefir, boza, şalgam suyu veya meyan kökü suyu için.

Prof. Dr. Ahmet AYDIN

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı
Web:  www.beslenmebulteni.com
KAYNAKLAR
  1. Price WA. Nutrition and physical degeneration, New York, Paul B. Hoeber, Inc., 1939
  2. Beslenme ve fiziksel yozlaşma: Beslenmenin başucu kitabından "devrimci" öneriler!
  3. Silkman R. Is it Mental or is it Dental? Cranial & Dental Impacts on Total Health. http://www.westonaprice.org/healthissues/facial-development.html
  4. Burnett AL. The role of nitric oxide in erectile dysfunction: implications for medical therapy. J Clin Hypertens (Greenwich). 2006;8(12 Suppl 4):53-62.
  5. Lapu-Bula R, Ofili E. From hypertension to heart failure: role of nitric oxide-mediated endothelial dysfunction and emerging insights from myocardial contrast echocardiography. Am J Cardiol. 2007 Mar 26;99(6B):7D-14D.
  6. Cordain L, Eaton SB, Brand Miller J, Lindeberg S, Jensen C.   An evolutionary analysis of the aetiology and pathogenesis of juvenile onset myopia. Acta Ophthalmol Scand 2002 Apr;80(2):125-35
  7. Czeisel AE. Reducing risk of birth defects with periconceptional micronutrient supplementation. In Delange FM, West KP Jr (eds) Micronutrients in the first months of life. Nestle Nutrition Workshop Series Pediatric Program 2003;52:309-25
  8. Talorova  M. Periconceptional supplementation with vitamins and folic acid to prevent recurrence of cleft lip. Lancet 1982;ii:217
KAYNAK

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »
Google
Turkiye'nin Beslenme Portali